Beğenilenler

Masa Tenisinden, Yazarlığa Büyük Yolculuk……….Hasan Atmaca…….

!961 yılı Denizli doğumluyum.

Masa tenisine 1972 veya 1973 yılında başladım.

İlk olarak Denizli’nin Çaybaşı Mahallesinde bir kahvede bulunan yerde oynamıştım. Çok sevimli bir yerdi. Sıra beklenirdi oynamak için.

Daha sonra orta okulda sınıf arkadaşım olan Ömer Yavuz ile Pamukkale Ortaokulu’nun zemin katında bulunan masada oynamaya başladım.Okulda iki adet masa vardı fakat hiç boş olmazdı. Ya okuldaki öğretmenler ya da okulun masatenisi oyuncuları tarafından tutulurdu.

Ortaokul ikinci sınıfta iken o yıl düzenlenecek olan ortaokullar arası masa tenisi müsabakaları esnasında okul takımının B takımında oynayan bir oyuncunun birkaç gün önce bir basketbol maçında ayağının çok incilmesi sonucu arkadaşım Ömer Yavuz’un önerisiyle son gün takıma dahil edildim.

İlginçtir ortaokulun A takımı birinci B takımı da ikinci oldu.

Türkiye şampiyonası o yıl yani 1974 yılında Balıkesir’de yapılacaktı. İki takım olmuyordu. Beden eğitimi öğretmenimiz altı kişiden dördünün gidebileceğini söyleyip aramızda maç yaptırdı. Ben de ilk dörde girerek 1974 yılında Balıkesir’de ortaokullar müsabakasıyla resmen başlamış oldum.

Bu durum bana Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü’nün kapalı spor salonunda antrenmanlara gitme ve o zamanlar Türkiye çapında oyuncular olanlarla tanışmama vesile oldu.

Bu arada bu yıl çok önemli bir olay daha gerçekleşti.

1974 yılı yaz tatilinde Ankara’dan Masa tenisi Federasyonu’ndan milli takım antrönürü Cahit Mutlu’nun geleceği ve bizleri çalıştıracağı söyleniyordu.

Cahit Mutlu Abi de geldi.

1974 yılının haziran ayı başlarıydı.

Tam bir ay bizi çalıştırdı.

Ben de o zamanlar iki tarafı tırtırlı defans raketi vardı. Cahit Mutlu Abi beraberinde malzeme getirmişti. Oyuncuların düzeylerine göre raket dağıttı. Denizli’li çok iyi bir oyuncu olan Metin Demiröz’e yeni bir raket verilince onun kullanmış olduğu 2mm lik kırmızı “Butterfly Soft” raketi de bana düşmüştü. Sevincimden uyumamıştım.

Bir ay kadar çalıştırdı Cahit Mutlu Abi bizleri.

Denizli’den ayrılırken inanın ağlayanlar oldu.

On beş yirmi gün sonra da Ankara’da Kulüpler Arası Yıldızlar ve Gençler müsabakaları yapılacaktı.

Ankara’ya gittik.

Sabah otelde uyandığımızda bir arkadaş Kıbrıs Barış Harekatı olduğunu söyledi. Hepimiz oteldeydik. Şaşırıp kalmıştık.

Kapalı Spor Salonuna gittiğimizde herkes oradaydı. Masalar kurulu herkes antrenman yapıyordu. Turnuva da ertelenmemişti.

İşte bu şampiyonada o yıl Ankara’da düzenlenecek bir uluslararası müsabaka için Milli Takım kampına seçildim.

Kamp yapıldı.

Ben de katıldım.

Denizli bölgesinden Metin Sarılap ile aynı odada kaldık.

Kamp başlamadan hemen önce Cahit Mutlu Abi raketimi yeni yine 2mm kırmızı Butterfly Soft marka lastik takıp bir kılıfta verdi. Dünyalar benim olmuştu. Oda arkadaşım Metin Sarıalp’e ise yeşil renkte Soft marka bir raket verilmişti. Oteldeki odada raketleri lastiklerin yastığın altına koyup uyumuştuk.

Raketi aldığım ertesi günü öyle güzel oynuyor, öyle güzel güzel spin çekiyordum ki o 2mm lik Butterfly Soft marka raketle öğle yemeği vaktinin geldiğini unutmuşum. Öyle şevk ve heyecanla oynarken bir anda yanı başımda Milli takım antrönürü Jeno Beyi gördüm. Bana “Hasan öğle yemeği zamanı geldi” dedi. Şöyle bir etrafıma bakındım. Bütün masalar boşalmıştı. Hiç kimse yoktu. Arkama baktım. Herkes toparlanmış salondan çıkmaya başlamışlardı. Ben de
“Peki Sir anladım” dedim. “Fakat müsaade edin iki üç spin daha çekeyim” dedim. Gülüp “Peki,” demişti.

Çok güzel bir kamptı 1974 yılı masatenisi kampı.

Vasil Abi, Mahir Abi, Sedat Abi, Gürcan Abi, Harun Abi, Davit Kumru, Oktay Çimen, (Rahmetli) Murat Artunkal, Zübeyde Erkol, Derya Sokol, Gülçin Erkman, Nurperi Toker, Aysel Sevimli,  Metin Sarılap, Erol Köken, Şenol Köken, Mustafa Yaman, Güçlü Toker vardı.

Çok güzel bir kamptı gerçekten.

Gürcan Karadede abimle tatlısına, yani yemekteki tatlısına maç yapardık. Tabii ben 8-0 önde başlardım. Yani sekiz avansla başlardım.

Lisansım Denizlispor kulubünde idi. Hep bu kulüpte oynadım.

1976 yılında Sinop’taki milli takım kampına katıldım. Bu kampta harika idi. Hayatımda bir bayandan ilk ve son tatlıyı bu kampta almıştım. Perhiz yaptığı için tatlı yemiyormuş. O kampta tanışmıştık. Fazla samiyetim de yoktu. Daha ilk günlerde bir akşam yemeği sonrası on onbeş metre kadar öteden elinde tatlı tabağı ile kalktı benim yanıma kadar geldi ve önüme uzattı. Ömür boyu unutmadım.

!977 yılında da aynı şekilde Bolu’daki kampa katıldım.

Bu kampın en büyük özelliği ise akşam yemeğinden sonra yatakhaneye değil, tekrar kapalı spor salonuna gidip konuşmak ve eğlenmekti. Burada dinlediğim müziği ve eğlenceyi hiç unutamam. Boney-M, ABBA,  Smokie, Bee Gees, Santana, Rod Stewart’ı burada dinleyip sevmiştim.

1978 yılından sonra 1981 yılına kadar çok seyrek katıldım turnuvalara.

Daha sonra 1982 yılında Ankarada üniversite öğrenciliğimde tekrar başladım. 1987 yılına kadar da oynadım.

Yıldızlar kategörisinde Türkiye üçüncülüğüm, yıldız  takımlarda, Türkiye üçüncülüğü ve Türkiye ikinciliği, Gençler takım müsabakalrında Türkiye dördüncülüğü, liseler arası miks kategorisinde Türkiye dördüncülüğü ve liseler arası çift erkeklerde Türkiye ikinciliği gibi    derecelerim var.

Meslek olarak kütüphaneciyim.

26 yıl kütüphanecilik yaptım.

2012 yılından beri emekli olarak Denizli’de yaşıyorum.

Masa tenisi hayatımı zenginleştiren en önemli etkinliğim oldu.

Cem Avunduk : Hasan Atmaca’nın Masa Tenisinden, Yazarlığa olan büyük yolculuğunu muhteşem kaleminden nefes almadan okudum.
”Masa Tenisi Tarihini yazabilecek büyük bir yetenek”

Yorumunuz ?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Yukarıya çık