Beğenilenler

Tokyo Olimpiyatlarında …….Niçin Yokuz……Tarihsel Nedenleri……..

“Türkiye Masa Tenisi’nde Seferberlik” için camianın tüm paydaşlarının öncelikle etkin katılımı ve gerçekleri yazıp, konuşması gerekiyor!

Portekiz’in Guimaraes kentinde gerçekleşen, Avrupa Ferdi Olimpiyat Elemeleri müsabakaları sona erdi ve arık umudumuzu 2024 yılında Paris’de gerçekleşmesi planlanan Olimpiyatlara çevirdik.

Maalesef Tokyo Olimpiyatlarında Türkiye olarak Masa Tenisinde yokuz.

Portekiz’den sonra özellikle yöneticiler özelinde benim de dahil olduğum bir çok Masa Tenisi sever, sosyal medya üzerinden haklı eleştrilerini yazıyor, paylaşıyor.

Çok üzgünüm, ancak bu vahim tablo bana ve Masa Tenisi takipçilerine sürpriz olmadı. ITTF neredeyse Olimpiyatlara katılmayan kalmasın yaklaşımı gösterdi. Pandemi sürecine rağmen üst üste organizasyonlar yaptı. Zaten bir çok ülke ve sporcular önceden takım ve ferdi yarışmalarda Olimpiyat kotası almışlardı. Son organizasyonlarda ki sporculara bakıldığında çokta üst seviye oyuncuların olmadığını gözlemledik. Özellikle Portekiz de gerçekleşen Avrupa Ferdi Olimpiyat elemeleri bizim içinde fırsattı. Maalesef bu fırsatıda değerlendiremedik.

Türkiye, Masa Tenisinde Tokyo Olimpiyatlarında var demeyi çok isterdim!

Ülkemizde ki diğer Federasyonlara baktığımızda, Olimpik branşda ki bir çok Federasyon Tokyo Olimpiyatlarında ülkemizi temsil edecekler.

Bilindiği üzere Olimpiyat müsabakalarından sonra ülkemizde tüm Federasyonlarda seçimler yapılır ve bir sonra ki Olimpiyata kadar ilgili spor branşını yönetecek, ileriye götürecek, hedeflerine ulaştıracak Başkan ve yöneticiler belirlenir.

Seçilen Federasyon Başkanı ve Yönetim Kurulu Olimpik sporcu havuzunu ve teknik kadroyu belirler ve bu doğrultuda Olimpiyat yolunda seçilen sporculara ve teknik ekibe yatırım ve harcamalar yapar. Amaç dünyanın zirvesindeki spor organizasyonu olan Olimpiyatlarda ülke olarak yer almak ve madalya kazanmaktır.

Özellikle Olimpiyat elemelerindeki ülke olarak başarısızlığımız üzerine yazacak olursak, yakın geçmişi biraz hatırlamamız lazım!

Uzun yıllar TMTF Başkanlığı yapan Oktay Çimen’den sonra, TMTF’de 2016 yılında yapılan olağan genel seçim ile Kerim Koç göreve gelmişti. Geldiği dönemde sadece 2 erkek ve 2 kadın sporcu ile Olimpiyat havuzunu belirledi!

İşte bugunün hikayesi, şimdiki bu vahim tablonun temeli o zamanlarda atılmış oldu.

2-4 sporcu ile havuz mu olur, sporcular arasında rekabet böyle mi sağlanır! Bu mudur geleceğe yatırım? Sadece 4 sporcuyla mı !

Bu havuz geniş tutulmalıydı ki rekabet olsun ve başarı ortaya çıksın. Şu denebilir en fazla 2-4 kişi için Bakanlık bütçe veriyor, yeterli bütçe yok vs…

Gerçekler böyle değil, devlet Olimpiyatlar için hiç bir fedekarlıktan kaçınmıyor ve Federasyonlara kendi bütçelerinin dışında ciddi bütçeler de aktarıyor. Devletin Federasyonlara Olimpik çalışmalar için verdiği destekleri ve tutarları biliyoruz, ayrıca Federasyonlarında kendi bütçeleri hiçte fena değil. Diğer ülkelerle mukayese edildiğinde bizden daha küçük ülkelerin, bizden çok daha mütevazi bütçelerle Tokyo Olimpiyatlarına katılmaya hak kazandığını biliyoruz.

Olimpik sporcularımız hangi şartlarda, nerede, kiminle, nasıl ve günde kaç saat antrenman yapıyorlar! Takip eden, bilen var mı? Yoksa sporcular kendi imkanlarıyla mı çalışıyorlar, Milli Takım hocalarıyla maçtan maça mı görüşüyorlar!

Masa Tenisi branşı olarak Olimpiyatlarda olmak istiyorsak, öncelikle liyakat sahibi, işinin ehli bir ekip kurulmalı. Sporcu sayısı 2-3 kişiyle sınırlı tutulmamalı. Bakanlık 2-3 kişi derse bile Federasyon bu sayıyı kendi bütçesiyle veya sponsorluk anlaşmalarıyla kesinlikle geniş tutmalı. Böylelikle rekabet ortamı sağlanmış olur ve Olimpik listede ki sporcu da vazgeçilmez olmadığını bilir. Sporcunun performansı düştüğünde Federasyon derhal listeyi yeniden güncelleyerek o sporcuyu Olimpik kadrodan çıkarmalı. Olimpik kadroda yer alan antrenörler, sporcuların gelişimini, antrenmanlarını sürekli takip etmeli, illerinde ki hocalarından sporcuların performansları ve gelişimleriyle ilgili raporlar almalı. Yurt içinde ve yurtdışında daha sık kamp yapılmalı, yıl için de özellikle müsabakalar öncesinde ki ITTF ve ETTU açık turnuvalarına katılım sağlanmalı. Milli takımlardan sorumlu antrenörler özellikle Süper Lig maçlarında tüm sporcuları izlemeli, takip etmeli. Ülkemizde Masa Tenisiyle ilgili TMTF idare ve yönetiminde Olimpik kamp merkezi kurulmalı. Olimpik havuzda ki sporcularımız dönem dönem TMTF tarafından yurtdışındaki kamp merkezlerine gönderilmeli. Yurtdışında diğer ülkelerle ortak kamplar organize edilmeli. Sporcu Bakanlığın verdiği Olimpiyat maaşını kendi performansını geliştirmek için de kullanmalı ve bu sorumlulukla hareket etmeli. Olimpik kadrodaki sporcuların özel yaşamı da takip edilmeli başarı için sadece teknik beceri yetmiyor, sporcuların psikolojileri için de Federasyon profesyonel destek sağlamalı. Sporcuların mutlaka diyetisyeni, spor psikoloğu ve fizyoterapistti olmalı. Bu kişiler mümkünse turnuvalarda kafilelerde yer almalı. Araştırıldığında ülkemizde ki diğer federasyonlarda örneklerini göreceksiniz. Tabii ki en önemli konulardan biride antrenör seçimi…

Masa Tenisinde ülke olarak çok yetenekli sporculara sahibiz. Ancak yöneticiler için aynı şeyi söyleyemiyoruz. Ortada bir yönetim zaafı olduğu kesin. Başarısızlığı görüp, nedenlerini irdelememiz gerekir.

2016 yılında göreve gelen Kerim Koç, başlangıçta konuyla ilgili doğru hamleler yapıyor gibi göründü. Sporcuların uluslararasında ki sıralamaları yükseliş gösterdi. Ancak sonra farklı bir yapıya geçme vaadiyle bütçeyi bu işe emek veren sporcu ve antrenörlere kullanmak yerine, dışarıdan belirlediği bir ekibe kullandı ve camiada bir kaos ortamı oluşturdu. Görüldügü üzere kullanılan bu paranın karşılığı hiçbir zaman alınmadı. ITTF’in puanlama sistemi 2018 başı itibariyle değişmiş ve Dünya Sıralamaları 250’lerde olan sporcularımıza piyango vurmuş, değişen sistemden dolayı bir anda sporcularımızın sıralaması Dünya da ilk 150’ler içerisinde yer almıştı. Dünya sıralamasında erkeklerde ilk 70’lerin, Kadınlarda ilk 80’lerin Olimpiyata direkt gidebildiği bir tabloda, bu sıralama Olimpiyata yakın bir sıralamaydı. Yaşanan bu suni yükselişi avantaja çevirmek maalesef mümkün olmadı. Bilinçsiz ve gereksiz seyahatler, bol keseden dağıtılan paralar, amacına ulaşmadı.

Kerim Koç siyasete atılmak için 2018 yılında yaklaşık iki milyon TL borç bırakarak Türkiye Masa Tenisi Federasyonundan istifa etti ve TMTF Başkanlığını bıraktı!

Ardından Fatih Karaca Federasyon Başkanı oldu. Sıkı tasarruf tedbirleriyle Kerim Koç zamanından önünde bulduğu borcu kapattı. Olimpik kadro konusunda o da 4 sporcuyla Olimpik kadroyu uzun bir süre devam ettirdi. Duyumlarımıza göre yılın başında 4 olan sayının 6’ya çıkarıldığı bilgisi var. Eğer duyumlarımız doğruysa Olimpiyat yolunda kullanılması için verilen bütçenin bir kısmı değerlendirilmemiş ve sene sonunda Federasyonumuz tarafından Bakanlığa iade edilmiş! Bu konu da başlı başına ayrı değerlendirilmesi gereken bir konu.

ITTF Türkiye lehine kararlar alırken göreve gelen Federasyon Başkanları malesef bu şansları değerlendirememişlerdir. Devletimiz bütün Federasyonlara oldukça cömert davranarak, ciddi bütçeler sağlamaktadır. Oktay Çimen’den sonra gelen iki Federasyon Başkanı da bu bütçeleri Olimpiyat yolunda akıllıca kullanamamışlardır.

Federasyon seçimleri yakın, TMTF’ye vizyoner, Masa Tenisini gönülden seven, bu işi dert edinecek, uluslararası ilişkileri güçlü, ömrünü Masa Tenisinin gelişimine adayacak, ayağını yorganına göre uzatacak bir Başkan bulmak ümidiyle, şimdilik hoşçakalın ve bizi takip etmeye devam edin…

Lord medya olarak Masa Tenisine olan sevgimizi ve ümidimizi yetirmeden, Masa Tenisinin gelişimi için üzerimize düşeni her daim yapmaya ve gerçekleri paylaşmaya devam edeceğiz.

Yorumunuz ?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Yukarıya çık